8 Mart 2010 Pazartesi
abi evet. twitter ımsı kullanıyorum ben blogu. napiyim bazılarınız kadar şair olamıyorum bazen oluyorum fırsat olmuyo üşeniyorum ta odaya gidip bilgisayarı açmaya aklıma geleni yazıyorum işte. hah evet oluyorum ne düşünüyosam onu yazıyorum ya. hayır nedir yani bu kadar rahatsız eden ki sizi. geçen ismini vermiyim asdfasdf neyse biri geldi sen twitter gibi kullanıyosun da blog oyle bişey değil o diye bana ayak yapmaya basladı. ayak yapmak. haklı belki evet bunu soyleyen ilk kişi de değil hani. ama napiyim akıl verin o zaman ya düşündüğümü düşündüğüm an soyleme, yazma özgürlüğüne sahibim ben insanlara bilgi vermek zorunda değilim hayır onu da yapsam bu sefer ne ayaksın olm adam seni mi takcak yazıyosun oraya falan diye de zorlarlar biliyorum. halgeldi. halgelmek, halgelmesi (bkz: yeter artık ünlemi yerine kullanılan, ay bana bişeyler oluyo nidası.) bu bi kaç gündür ciddi anlamda sinirimi bozuyo kapamayı falan dusunuyorum. çok korktunuz biliyorum asdfad ya evet iyi değilim sanırım. insanlara neyi nası yapmaları gerektiğini soylemiyorum sonuç olarak, suna gidin sunu izleyin demiyorum, soyle yapmalısınız falan da demiyorum. nasııı istiyosanız oyle yapın abi. yasaya yasaya ögrenin illa bi duvara carpın ders almak için, hatalarınızı gormezden gelin yediremediğiniz için kendinize "yanlış bişey yapmadım" diye kandırın kendinizi. cok karsılastım bunlarla alıştım artık insanlara fikirlerimi soylemiyorum cunku son zamanlarda " bayan maydanoz, bayan muhalefet vb." lakaplarla karsı karsıya kalıyorum. birbirimize fikirlerimizi, düşüncelirimizi soylerken "çok bilmiş" konumunda gorulmek cok acı, yazık.
28 Ocak 2010 Perşembe
5 Kasım 2009 Perşembe
"Keşke zaman hiç ayılmasa. Düz çizgide yürümeyi bi türlü başaramasa. Keşke hep yalpalasa, saçmalasa, parçalasa. Biz de bakıp bakıp yaptıklarını kınasak ve bi daha hiç bi şeyimizi ona göre yapmasak. "
"Ayılırsa ne olur ki?"
"Ayılırsa hatırlar. Hatırlamak neye yarar peki? Hiç bi şeye. Hatırlamak, acıdan başka hiç bişeye yaramaz. "
"Ayılırsa ne olur ki?"
"Ayılırsa hatırlar. Hatırlamak neye yarar peki? Hiç bi şeye. Hatırlamak, acıdan başka hiç bişeye yaramaz. "
23 Ekim 2009 Cuma
yazıyorum. saat 22.54. neyi yazıcağım hakkında en ufak bi fikrim yok. sadece yazmam gerektiğini düşündüm. beni en çok rahatsız eden şey yan daire "sakinleri" nin gecenin bi yarısı bağıra bağıra konuşması, insan dışı anırmak falan gibi gereksiz, ilginç, komik ve bi o kadar da anlamsız ses cıkardıktan sonra gülüşmeleri, sanki bütün sülale toplanmış hissi yarattıktan sonra ya bi maç seyretme ya da telefondan yıldız tilbe ya da ibrahim tatlıses arşivinden müzikler açıp, sanki bi bebek var da onu dans ettirme çabası içine girermiş gibi beni ve bütün apartmanı "orda noluyo" sorusuyla baş başa bırakmaları. çok canımı sıkıyo. hani hakkaten ya ayıp denen bişey var. abi uyumaya çalışıyorum, üst kattan sanki inadına yapılıyomus gibi ya topluklu ayakkabıyla evde yürünür, ya iiillla ki bişey düşer yere. o sabit zaten düşmezse olmaz bişey düşer biri de içerden oraya koşar falan. hakkaten yeter ya ayrı eve çıkıcam. ayrı ev derken, evin hakkaten ayrı olanı. tek. başka yerde. üstsüz, katsız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
